Genellikle en kötü senaryonun doğru çıkma ihtimalini düşünüp, mevcut olan buymuş gibi davranmışım ya da zaten mevcut olan buydu da ben kendimi kandırdım. Şimdi ise gerçeklik algım hiç var olmamış gibi davranıyor. Gerçek neydi? Gönül hep mi hatalıydı? Gönül en son ne zaman doğruydu? vaziyet gerçekten hala o kadar karanlık mıydı? Yoksa ışıklar yeni gitmişti de öncesinde gözlerimi açmadığım için mi karanlıktayım sanıyordum?
Gerçeği hiçbir zaman bilemeyecek olmak ne kadar da kötü..
Bilsem ne değişir ki? Daha mı az dar gelir?
Daha önce yüzmeyi öğrenmeye çalışırken hiç havuz suyu ya da deniz suyunu yutup bir de yanlışlıkla burnunuzdan çektiniz mi? işte ben hep o bir yere tutunmadan önceki tuzlu ya da klorlu suyu yutma evresindeyim de nadiren bir yere tutunabiliyor ya da parmak uçlarımla yere basabiliyor gibiyim. hem boğazım yanıyor hem burnum. kalbim çarpıyor. suya girip çıkmanın kabarcıklı sesi hep kulağımda. Bir an geliyor nasıl olduğunu anlamadan denizden çıkmış soluklanıyor buluyorum kendimi. Ama ne ara yine omzumu aşan derinliğe yürüyorum, onu bulamadım. İhtiyaç duyduğum şey sıcak olan ama kızgın olmayan kumlarda biraz soluklanıp bir iki bir şey atıştırmak. Sonra belki uyurum. Nasıl uyanırım uyandığımda ne olur onu da kestiremiyorum.
İşte öyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder